<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-6080510676544065574</id><updated>2012-02-16T18:05:05.931-08:00</updated><title type='text'>Darb-luka!</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://darbluka.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://darbluka.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>darblukatör</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17401365051684459050</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>49</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6080510676544065574.post-2150328533474132613</id><published>2010-11-04T13:08:00.000-07:00</published><updated>2010-11-04T13:13:44.824-07:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>çok şeyin olduğu bir dönemde, hiçbir şey olduğumu hissettiğim bir andayım..&lt;br /&gt;kısa zaman içinde yeni durumları başlattım, eski durumları gözden geçirdim, bazı durumları da kapattım. en güzel gelişme: yeniden hayal kurmaya başladım.&lt;br /&gt;ama şu anda, tam şu anda, birçok şeyin ortasında olduğum, onca akış çizgisinin sağımdan solumdan geçtiği bir zamanda, tam şu saniye aslında hayal ettiğim şey olmadığımı, düşüncelerimin kendimi kandırdığını hissediyorum. aslında tam da şu anda sadece bir hiçbir şey olduğumun farkındayım..&lt;br /&gt;boşa giden zamanıma mı yanayım, harcadığım düşünce balonlarına mı..&lt;br /&gt;boşa geçip gidiyorum bugün..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6080510676544065574-2150328533474132613?l=darbluka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/2150328533474132613'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/2150328533474132613'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://darbluka.blogspot.com/2010/11/cok-seyin-oldugu-bir-donemde-hicbir-sey.html' title=''/><author><name>darblukatör</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17401365051684459050</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6080510676544065574.post-275943837806434254</id><published>2010-10-21T13:10:00.000-07:00</published><updated>2010-10-21T13:12:15.837-07:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>Hafif yağmurlu bir günde, şemsiyem bileğime asılı –evet, ben şemsiyesini yanına alıp da kullanmayanlardanım- vergi dairesine yürüyorum. Yağmurlu bir günde vergi dairesine yürümek kadar romantik ne olabilir ki? Hem yağmurun hem de sıcak ve nemli havanın etkisiyle ıslanmış, yüzü kızarmış ve hastalık nedeniyle tipi kaymış bir şekilde bir binanın etrafında doğru girişi bulana kadar dönüp duruyorum. Yanlış bir denemeden sonra doğru girişi buluyorum ve klasik bir devlet dairesi-memur tecrübesi yaşayacağımdan habersiz bir şekilde “halkla ilişkiler” başlıklı karşılama masasına yöneliyorum. Masanın arkasında bir güvenlik görevlisi bulunuyor ve bana bir kağıt uzatıyor. “Öncelikle bana kalbin kadar temiz bu sayfayı ayırdığın için teşekkür ederim” diye başlıyorum yazmaya ve “gereğini arz ederim” ile bitiriyorum. Vatandaşlık barkodumu yazıyorum, imzalıyorum ve elimde taze çıkmış dilekçe ile birlikte olay mahaline giriyorum.&lt;br /&gt;Sürekli girip çıkan, içeride dolanan onca insan olmasına rağmen ziyaretçi kartlarının tamamı bir masa üzerinde duruyor. İçeride birkaç memur bulunuyor, bunların hepsi kadın, bir kısmı sarışın, bir kısmı kızıl, bir kısmı kilolu, bir kısmı kısa saçlı ve bir kısmı da omzunda şal taşıyor. İlk intiba, memur stereotipini karşılayacak nitelikte. Yanlarına gidiyorum, güvenlik görevlisinin işaret ettiği kişiye dilekçemi uzatıyorum. Adresime bakıyor beni başka bir kadına gönderiyor. “Bu kadar kolay mıydı” der gibi bakıyorum, “umrumda değilsin” der gibi sırtıyla cevaplıyor. Diğer kadın da adresime bakıyor ve tahmin ediyorum başka birine gönderebilmek için adresimin tam olarak neresi olduğunu soruyor. Söylüyorum, tamam diyor. Birlikte başka bir masaya geçiyoruz. “Acelen ne çapkın” diyorum, tabii duymuyor. Gereğini arz ettiğim belgeden üç kopya istiyorum, “ama olmaz ki üç dilekçe yazman gerek” diyor. Kadını, dilekçemle baş başa bırakıyorum ve tekrar güvenlik masasında dilekçe yazıyorum. Bir şeyi kırk kez söylerseniz gerçek olurmuş ya, yazıyla denerseniz üç kez oluyor o işte. Yazdıklarımı götürüyorum kadına, edebiyat hocama kompozisyonumu gösterir gibi heyecanlanıyorum. Önce yanına çağırıyor sonra sen biraz daha dışarıda beklesene diyor, nazlı gelin gibi, ben de sanki aşığı gibi dediğini yapıyorum. Bu arada başka bir olay daha yaşanıyor benim dışımda ve ardından konuşulanlardan anlıyorum ki gerçekten memurlar anlatıldığı gibiymiş.. Her neise, yağmurlu bir günde vergi dairesine yürümekten daha romantik bir şey varsa o da memurlarla birlikte, bitmeyen işleriniz boyunca, pencereden süzülen yağmur damlalarını izlemektir. Memur, verdiğim dilekçe üzerine notlar alıyor ve kağıtları hemen önündeki masada oturan kişiye uzatmak yerine bana veriyor, imzalatmamı söylüyor. Sonuç olarak imzalanmış, onaylanmış üç adet belge ile vergi dairesinden çıkıyorum. Sanırım 30 dakika harcamış bulunuyorum. Rotamı nüfus idaresine çeviriyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yağmurlu bir günde vergi dairesine yürümek ya da memurlarla yağmur damlalarını izlemek kadar romantik bir şey varsa o da aynı yağmurlu günde nüfus idaresine doğru yürümektir. Neise ki nüfus idaresi bulunduğum yere oldukça yakın, tek çekincem ıslak mermerde her an ayağımın kayması ve benim asık suratlı onca insanı gülümsetebilecek yüce bir konuma popo üstü oturmak suretiyle yerleşmem. Korkularımı atlatıp binaya giriyorum. Var olduğumun ispatını istiyorlar. Felsefe yapacak durumda değilim, nüfus cüzdanımı arıyorum. Çantamda istedikleri şeyleri bulamamanın o tatlı telaşı yok mu.. Çocuksu bir heyecanla buluyorum nüfus cüzdanımı. Belge istediğim kadın güler yüzle, hoş bir tonla ve nazik kelimelerle beni benden alıyor.. Sorunsuz şekilde üç kopya olarak alıyorum belgemi, dönüp tekrar teşekkür etmek istiyorum kadına sadece kibarlığı için. Saçmalama deyip vazgeçiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve ben, bir ağacın altında durmuş, elimdeki küçük bir kağıda, yağmur mürekkebimi dağıtmaya çalışarak eğlenirken, tüm bunları yazıyorum, kaldırımda olmama rağmen üzerime bir araba park etmeye çalışana kadar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6080510676544065574-275943837806434254?l=darbluka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/275943837806434254'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/275943837806434254'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://darbluka.blogspot.com/2010/10/hafif-yagmurlu-bir-gunde-semsiyem.html' title=''/><author><name>darblukatör</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17401365051684459050</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6080510676544065574.post-799374151156235540</id><published>2010-10-17T04:29:00.000-07:00</published><updated>2010-10-17T04:31:51.803-07:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_FXk4rJUNUcI/TLregCeSwoI/AAAAAAAAAGE/aFuso2JzRAM/s1600/171010.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 233px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_FXk4rJUNUcI/TLregCeSwoI/AAAAAAAAAGE/aFuso2JzRAM/s320/171010.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5528976134551814786" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;zaman, sallanan sandalyesinde oturmuş keyifle bir gidip bir geliyor, tik tak, tik tak.&lt;br /&gt;her saat başı bir kırbaç vuruyor, geride kalmışlara.&lt;br /&gt;karanlık bir yolda, yokuş yukarı yürüyorum&lt;br /&gt;boğazımı sıkıyor taşımakla yükümlü olduğum taşlar.&lt;br /&gt;zincirim gergin, tekerlekler akıyor bana karşı&lt;br /&gt;ilerlemeye çalıştıkça geri çekiliyorum daha hızlı&lt;br /&gt;saniyeler, dakikalar, saatler, günler yokuş aşağı..&lt;br /&gt;zamane kuşları arsız ve acımasız.&lt;br /&gt;kağnı eskimiş ve yıpranmış.&lt;br /&gt;yol uzun ve taşlı.&lt;br /&gt;yükleniyorum yolumu açmak için topladığım taşları.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6080510676544065574-799374151156235540?l=darbluka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/799374151156235540'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/799374151156235540'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://darbluka.blogspot.com/2010/10/zaman-sallanan-sandalyesinde-oturmus.html' title=''/><author><name>darblukatör</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17401365051684459050</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_FXk4rJUNUcI/TLregCeSwoI/AAAAAAAAAGE/aFuso2JzRAM/s72-c/171010.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6080510676544065574.post-6080833007947234793</id><published>2010-10-13T11:51:00.000-07:00</published><updated>2010-10-13T11:55:17.161-07:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>Bir vücudum olduğunu unutuyorum bazen. İnsanların beni görmek için fiziksel varlığıma başvurduğunu, bu yüzden fiziksel şeklimi yönlendirmem gerektiğini ve vücuduma karşı sorumluluğum olduğunu unutuyorum.&lt;br /&gt;Ben hep kendimin ben olduğunu düşünmeme rağmen fiziksel varlığımın da benim bir parçam olduğunu unutmuşum ya da benim kendimi değerlendirdiğim gibi başkalarının da beni daha bana/bene yakın bir şekilde, gerçekten kim olduğumu anlamaya, tanımaya çalışacağını sanmışım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dik dur bakayım!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6080510676544065574-6080833007947234793?l=darbluka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/6080833007947234793'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/6080833007947234793'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://darbluka.blogspot.com/2010/10/bir-vucudum-oldugunu-unutuyorum-bazen.html' title=''/><author><name>darblukatör</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17401365051684459050</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6080510676544065574.post-8523345386443735540</id><published>2010-09-17T07:45:00.000-07:00</published><updated>2010-09-17T07:46:07.195-07:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>“Kayıp” kelimesi ne güzel geliyor kulağıma. Sanki kendi yitirilmişliğinin aksine eklendiği her şeye bir belirlilik, anlam katıyor. Kayıp zaman, kayıp diyar, kayıp ruhlar.. Kaybolmuşların silik haritasında bir yer ve alıştığımız zamanın dışında bir an belirtiyor.&lt;br /&gt;Cismen yerim belli olsa da çoğu zaman kendimi kaybetmeye çekilirim. Kayıp olmak haz verir. Çünkü aslında hiçbir zaman kendim için bilinen bir şey-kişi-mekan-zaman olamadım, bildiğimi sandığım anlar dışında. Kayıp olmak, kaybolmak; kendini bulmaya bir yolculuk. Kaybolmayan bulunamaz ne de olsa. Ve ilk adımlarımızla kendi zihnimiz-kalbimiz-benliğimizde “zaten bildiğimizi” nasıl söyleyebiliriz?&lt;br /&gt;- Bilmiyorum&lt;br /&gt;- Kayboluyorum&lt;br /&gt;- Arıyorum&lt;br /&gt;Bir kez daha kendimi kaybetmeye gidiyorum, bilmediklerimin yolunda.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6080510676544065574-8523345386443735540?l=darbluka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/8523345386443735540'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/8523345386443735540'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://darbluka.blogspot.com/2010/09/kayp-kelimesi-ne-guzel-geliyor-kulagma.html' title=''/><author><name>darblukatör</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17401365051684459050</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6080510676544065574.post-2281249771045602434</id><published>2010-09-10T03:19:00.001-07:00</published><updated>2010-09-15T07:06:29.478-07:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>Fonda:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="480" height="327"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/video/x1uy1z?additionalInfos=0"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed type="application/x-shockwave-flash" src="http://www.dailymotion.com/swf/video/x1uy1z?additionalInfos=0" width="480" height="327" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/x1uy1z_damian-marley-road-to-zion-feat-nas_music"&gt;DAMIAN MARLEY - Road To Zion (feat Nas)&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Y&amp;uuml;kleyen &lt;a href="http://www.dailymotion.com/homhom"&gt;homhom&lt;/a&gt;. - &lt;a href="http://www.dailymotion.com/tr/channel/music"&gt;DiÄ�er m&amp;uuml;zik videolarÄ±na g&amp;ouml;z atÄ±n.&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;- Eşlik edecek birini ister misin?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Ben de tam olarak aynı şeyi düşünüyordum. Eşlik edecek birini istiyor muydum yoksa bütün geceyi tek başıma geçirmek mi iyi gelecekti. Bu yüzden evimde değil de bir bar taburesinde oturuyordum. Yalnız kalmak istiyorsam burada tek başıma oturmaya ve içimden konuşmaya devam edebilirdim, eğer eşlik edecek birini istersem de kendimi arkamda saklanan kalabalığın içine bırakıp birkaç kişiyle oturmayı ve onlarla konuşmayı tercih edebilirdim. Yalnızlık ve yalnızlık arasındaki zorlu bir karar verme süreciydi sadece. Kendi kendime kalmak istediğimi biliyordum. Ama kendi fısıltılarımla mı konuşacaktım onunla yoksa bir başka insan aracılığıyla mı..&lt;br /&gt;Bir süredir uzaktan kesişiyorduk kendimle ve sonunda yanımdaki tabureye oturmasını sağlayacak kadar ilgisini çekmeyi başarmıştım. Şu an algılayabildiğim kadarıyla gayet güzeldi ve gizemliydi benim için. Bu çok bilinmeyenli yanını çözmem gerekiyordu. Kendimi tanımak için onu rahatça konuşturmalıydım. Ve bu yüzden kendimi sarhoş etmeye çalışıyordum (ipucu: kıvama getirmek için alkolle terbiye ediniz).&lt;br /&gt;Bir miktar alkolden sonra bana karşı biraz daha rahat hissediyor olmalıydı kendini (kendimin kendisi: ileri derecede kişilik bölünmesi). Haklıydım. Birbirimize birer içki daha ısmarladıktan sonra biraz daha yaklaştı bana. Görebildiğim kadarıyla benzer çok yönümüz, bir yandan çatıştığımız konular vardı. Mesela yaşama isteğimiz aynı yöndeydi ama yaşama şeklimiz farklıydı.. ikimiz de hayal kuruyorduk ama birimiz hayalinde yaşarken birimiz hayallerini post-itlere yazdığı notlar olarak saklıyordu. Acı tarafı, post-itler artık kendiliğinden düşmeye başlayacak kadar eskimişti..&lt;br /&gt;Bir süre birlikte oturduk, az da olsa konuştuk, çoğunlukla birlikte sustuk ve içimizden konuştuk. Ama onun da bana karşı ilgisi olduğunu hissediyordum. Bu konuda da yanılmamıştım.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Bu gece yalnız kalmamalısın&lt;/span&gt; dedim kendime, &lt;span style="font-style: italic;"&gt;bana gelmek ister misin?&lt;/span&gt; Toparlanıp kalkmak üzereydik ki arkamdan gelen sese cevap vermem gerektiğini hatırladım.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;- Aslında hiç fena olmazdı..&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6080510676544065574-2281249771045602434?l=darbluka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/2281249771045602434'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/2281249771045602434'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://darbluka.blogspot.com/2010/09/eslik-edecek-birini-ister-misin-ben-de.html' title=''/><author><name>darblukatör</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17401365051684459050</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6080510676544065574.post-4903101956249997831</id><published>2010-09-08T03:25:00.000-07:00</published><updated>2010-09-08T03:38:40.812-07:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>bir sonbahar günüydü.. eylülün hüznü hakimdi havaya.. derken genç kadın içinde bir acı hissetti..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;o sırada, içeride:&lt;br /&gt;"ulen.. biri bana gel gel diyor ama.. burada da rahattık halbuki.. dur bi bakayım..."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonbaharı severim. eylül ayını daha çok severim.. hoş bir serinliği vardır, bazen sıcak bazen soğuk, bazen güneşli bazen yağmurlu.. aslında sonbahar dört mevsimin bir arada yaşandığı bir dönem gibi geliyor bana.. bir yandan da melankolik havaya yatkınlığımdan ötürü herhalde, sonbaharda kendimi buluyorum (bu sefer de heyecanla yaşama sarılıyorum, melankolik oldu diye mutluluk duyan, çelişkili ve dengesiz bir insanım).&lt;br /&gt;sonbahar, eylül ve izmir sevgimden dolayı 9 eylülü de severim mesela. gerçi 8 eylül doğum günüm olduğundan bir sonraki güne hali hazırda mutlu ve heyecanlı olarak giriyorum, o da ayrı bir mesele..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tüm bu yazının amacı kendi doğum günümü kutlamaktı aslında. bir hocamın tabiriyle, yazarken arka sokaklarda kayboldum. hemen konuya bağlıyorum:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ben doğdum!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT: uygun fiyat karşılığı doğum günü dileği satıyorum. ilgilenenler benimle iletişime geçsin. itinayla dilek tutulur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6080510676544065574-4903101956249997831?l=darbluka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/4903101956249997831'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/4903101956249997831'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://darbluka.blogspot.com/2010/09/bir-sonbahar-gunuydu.html' title=''/><author><name>darblukatör</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17401365051684459050</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6080510676544065574.post-8696049974543986763</id><published>2010-09-05T10:50:00.001-07:00</published><updated>2010-09-05T10:50:28.495-07:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;object width="480" height="360"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/video/xc7xv_system-of-a-down-lonely-day-video-c_music?additionalInfos=0"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed type="application/x-shockwave-flash" src="http://www.dailymotion.com/swf/video/xc7xv_system-of-a-down-lonely-day-video-c_music?additionalInfos=0" width="480" height="360" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/xc7xv_system-of-a-down-lonely-day-video-c_music"&gt;System of a Down - LONELY DAY VIDEO CLIP&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Y&amp;uuml;kleyen &lt;a href="http://www.dailymotion.com/dani_filth"&gt;dani_filth&lt;/a&gt;. - &lt;a href="http://www.dailymotion.com/tr/channel/music"&gt;&amp;Ouml;ne &amp;ccedil;ıkan m&amp;uuml;zik videolarını izleyin.&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;Damarlarıma kazımak istiyorum bu şarkıyı. Kalbimden atan tüm duygularım ses bulsun bedenimde. Kelimelerim yetişemiyor hissettiklerime. Taze hava can verirken bedenime, ruhumu da bu melodi, bu sözler sakinleştirsin ve azdırsın..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6080510676544065574-8696049974543986763?l=darbluka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/8696049974543986763'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/8696049974543986763'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://darbluka.blogspot.com/2010/09/system-of-down-lonely-day-video-clip-y.html' title=''/><author><name>darblukatör</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17401365051684459050</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6080510676544065574.post-8281626144726673320</id><published>2010-09-05T04:04:00.000-07:00</published><updated>2010-09-05T04:15:56.809-07:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_FXk4rJUNUcI/TIN7sBB2YfI/AAAAAAAAAF0/xhFELAiaW-E/s1600/kus4.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 275px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_FXk4rJUNUcI/TIN7sBB2YfI/AAAAAAAAAF0/xhFELAiaW-E/s320/kus4.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5513386364952273394" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;land art'a giriş - 1&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;güzel bir günün müthiş keyifli bir bölümünden alıntı.. rol alanlar: plastik kapak, fasulyemsi ağaç meyvesi (zehirliymiş, sonradan öğrendik), yere yapışmış kağıt parçası, kuş tüyü, çam ağacı yaprakları, cam ve ağaç kabuğu parçaları, bir parça inşaat artığı (tebeşir niyetine), bir adet eskimiş kuş boku.. ayrıca figüran olarak yer yer karıncalar da sahnede bulunup dekoru taşıma girişimlerinde bulundular.. sonuç: boktan bir kuşum oldu .)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_FXk4rJUNUcI/TIN7r5Z0rkI/AAAAAAAAAFs/l28qw9UHooE/s1600/boktankus2.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 262px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_FXk4rJUNUcI/TIN7r5Z0rkI/AAAAAAAAAFs/l28qw9UHooE/s320/boktankus2.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5513386362905341506" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_FXk4rJUNUcI/TIN5o-TQ64I/AAAAAAAAAFM/S7LxvzokN0o/s1600/kusyuvasioyku.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 253px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_FXk4rJUNUcI/TIN5o-TQ64I/AAAAAAAAAFM/S7LxvzokN0o/s320/kusyuvasioyku.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5513384113657146242" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6080510676544065574-8281626144726673320?l=darbluka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/8281626144726673320'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/8281626144726673320'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://darbluka.blogspot.com/2010/09/land-arta-giris-1-guzel-bir-gunun.html' title=''/><author><name>darblukatör</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17401365051684459050</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_FXk4rJUNUcI/TIN7sBB2YfI/AAAAAAAAAF0/xhFELAiaW-E/s72-c/kus4.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6080510676544065574.post-2620882831983041739</id><published>2010-09-04T14:46:00.000-07:00</published><updated>2010-09-05T14:15:52.067-07:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>sayacak koyunum bile yokken nasıl uyuyabilirim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_FXk4rJUNUcI/TIQIW24ugZI/AAAAAAAAAF8/SUjxwQj53bk/s1600/bscap0018nr7.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_FXk4rJUNUcI/TIQIW24ugZI/AAAAAAAAAF8/SUjxwQj53bk/s320/bscap0018nr7.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5513541032591917458" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uyumaya hazır değilim. Buralarda bir yerlerde birikmiş kum olacaktı ama bulamıyorum. Rüzgar getirdiği gibi götürmüş olmalı.. ben de o sihirli kumu oldukça saçma bir hareketle internet üzerinde gezinerek arıyorum –sanki kumu aramam yeterince saçma değilmiş gibi-… sahi, internette satılıyor mudur acaba uyku tozu?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6080510676544065574-2620882831983041739?l=darbluka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/2620882831983041739'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/2620882831983041739'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://darbluka.blogspot.com/2010/09/uyumaya-hazr-degilim.html' title=''/><author><name>darblukatör</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17401365051684459050</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_FXk4rJUNUcI/TIQIW24ugZI/AAAAAAAAAF8/SUjxwQj53bk/s72-c/bscap0018nr7.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6080510676544065574.post-6388138041659278966</id><published>2010-08-04T01:51:00.000-07:00</published><updated>2010-08-04T01:52:12.519-07:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>Gidenlerin ardından bırakıldığım için mi yoksa giden ben olmadığım için mi üzülüyorum? Bir kez daha kalan olurken, gidilen yolun başında duruyorum. Kalan olarak görevimi yerime getirip iyi yolculuklar diliyorum. Yolun tozu dinerken arkamı dönüyorum. Kendi küçük gitmelerimle avunuyorum..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6080510676544065574-6388138041659278966?l=darbluka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/6388138041659278966'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/6388138041659278966'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://darbluka.blogspot.com/2010/08/gidenlerin-ardndan-brakldgm-icin-mi.html' title=''/><author><name>darblukatör</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17401365051684459050</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6080510676544065574.post-2206982269646648477</id><published>2010-05-24T12:23:00.000-07:00</published><updated>2010-05-24T12:24:20.709-07:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>ağzına sıçayım yaa..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;madem sesli söyleyemiyorum, burada yazarım.. zaten kendi kendime konuşmuyor muyum..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6080510676544065574-2206982269646648477?l=darbluka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/2206982269646648477'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/2206982269646648477'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://darbluka.blogspot.com/2010/05/agzna-scaym-yaa.html' title=''/><author><name>darblukatör</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17401365051684459050</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6080510676544065574.post-7351872978341906574</id><published>2010-05-22T15:39:00.000-07:00</published><updated>2010-05-22T15:41:13.655-07:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>Karnıma sağlam tekmeler savuruyor içimdeki ben&lt;br /&gt;Ağrı kesici niyetine uyuşturuyorum hissettiğim her şeyi&lt;br /&gt;Zaman geçiyor, etkisi siliniyor yavaş yavaş&lt;br /&gt;İçimdeki çatlaklardan anlıyorum, kurumaya başlıyor duygularım&lt;br /&gt;Oysa ben onca kremi tamamen izlerini silmek için değil&lt;br /&gt;Sırf onlar kırılmasın diye kullanıyorum&lt;br /&gt;Yine zaman geçiyor ve yine ayılıyorum kendime&lt;br /&gt;Parmak uçlarımda hissediyorum hayatı&lt;br /&gt;Yanaklarımdan esiyor hayallerim, gözlerim şimdiki zamana kapalı&lt;br /&gt;Birkaç uyku hapı ve uyutuyorum gerçekten benim olanları&lt;br /&gt;Bana aitmiş gibi davranmaya çalıştıklarımı kollarımın arasına yerleştiriyorum&lt;br /&gt;Eski bir Türk filmi gibi, kendimi uyutup başka hayalleri koynuna sokuyorum&lt;br /&gt;Olmuyor..&lt;br /&gt;Aslına bakarsan hiç olmuyor..&lt;br /&gt;Uyanana kadar oluyormuş gibi davranıyorum&lt;br /&gt;Uyandığımdaysa birkaç hap daha.. tekrar uykuya dalıyorum..&lt;br /&gt;Artık rüyalarım mı hayallerim mi gerçek olan bilmiyorum..&lt;br /&gt;Gittikçe uyumaktan yoruluyorum..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6080510676544065574-7351872978341906574?l=darbluka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/7351872978341906574'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/7351872978341906574'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://darbluka.blogspot.com/2010/05/karnma-saglam-tekmeler-savuruyor.html' title=''/><author><name>darblukatör</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17401365051684459050</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6080510676544065574.post-8426887540942132333</id><published>2010-04-02T02:55:00.000-07:00</published><updated>2010-04-02T02:59:28.054-07:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>Havanın rengi güzelleştikçe odamın rengi açılıyor. çalışma masama sarı bir ışık vuruyor, perdeler güneşle aydınlanıyor, her ne kadar karşımdaki manzara hemen dibimdeki binanın tuğlaları da olsa... sanırım yakında bu tuğlalara kendi manzaramı çizeceğim. belki o gün ne görmek istiyorsam onu çizerim. hatta belki binanın içindekileri gösteren şeffaflıkta bir çizim bile olabilir. bu manzarayı da seviyorum bir yandan. sanki değişse odamın bütün renkleri yıkılacak, ben de bir daha bu renkler sayesinde hissettiklerimi hissedemeyecekmişim gibi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bugüne kadar genellikle karanlık bir defter olarak kullandığım bu sayfayı aydınlatıyorum artık.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6080510676544065574-8426887540942132333?l=darbluka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/8426887540942132333'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/8426887540942132333'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://darbluka.blogspot.com/2010/04/havann-rengi-guzellestikce-odamn-rengi.html' title=''/><author><name>darblukatör</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17401365051684459050</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6080510676544065574.post-125409306476537425</id><published>2010-03-22T09:12:00.000-07:00</published><updated>2010-03-22T09:13:37.917-07:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>Boğazımdaki yumruyu kusmak istiyorum ama onu çıkarmak bile o kadar acıtıyorki gözlerimden yaş geliyor.. yutmaya kalksam boğulacağım. yavaş yavaş erimesini umuyorum şimdi...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6080510676544065574-125409306476537425?l=darbluka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/125409306476537425'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/125409306476537425'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://darbluka.blogspot.com/2010/03/bogazmdaki-yumruyu-kusmak-istiyorum-ama.html' title=''/><author><name>darblukatör</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17401365051684459050</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6080510676544065574.post-4364986191551746075</id><published>2010-03-21T13:14:00.000-07:00</published><updated>2010-03-21T13:35:09.369-07:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>"Diğerleri" diyerek ötelediğimiz milyonlarca insan, kenarından köşesinden bir şekilde dokunuyorlar hayatımıza. Ne kadar bağımsız olsak da..&lt;br /&gt;Baksana, kitaplarımda bile başkalarının isimleri var. O isimlerin sahipleri, isimlerini salmadan önce hiç düşünmüşler midir acaba bir başkasının evine girip yerleşeceklerini? Belki de sahiplerinin düşüncesizliği değil, isimlerin özgürlük merakıdır nedeni. Evden kaçan isimler bir süre sağda solda dolanırlar, sokak aralarında, köprüaltlarında takılırlar.. Bazen bir sokak adı konurlar, bazen bir çöp kutusuna imza olurlar. Sonunda bu serseri hayattan bıkanlar gidip bir kitaba sığınırlar ve başka sebeplerle o kitaba sığınan bir başkasıyla buluşurlar. O başkası belki de kendi ismi tarafından kıymeti bilinmemiştir ya da fark etmemişlerdir bile birbirlerini. Sonuç olarak o serseri isimler sonunda pembe raflı, kırmızı kitaplıklı mutlu bir yuva bulurlar. Ve asıl sahibini kaybetmiş olmanın hüznünü hep sığındıkları kitabın içine yansıtarak bir ömür boyu sayfalar arasında saklanırlar..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6080510676544065574-4364986191551746075?l=darbluka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/4364986191551746075'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/4364986191551746075'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://darbluka.blogspot.com/2010/03/digerleri-diyerek-oteledigimiz.html' title=''/><author><name>darblukatör</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17401365051684459050</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6080510676544065574.post-3808713553044016652</id><published>2009-12-11T06:50:00.000-08:00</published><updated>2009-12-11T06:54:47.541-08:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>kış, akşamına doğru, hava serin. ne serini, düpedüz soğuk.&lt;br /&gt;"senin sevdiğin gibi" modelinden hazırlanmış, pişirilmiş ve tepsiye konmuş bir tabak çorba. daha yeni pişmiş. pirinçleri ayıklama derdi olmadan, yoğurt çorbasının tadına varmak... soğumasını bile beklemeden, nane kokulu buharın içinde kaybolmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;buğulanmış camlar, bir pansiyon ve iki kişilik tek odayı anımsatıyor şimdi bana..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;keşke mandalinleri kabuklarından kurtaracak biri daha olsaydı yanımda..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6080510676544065574-3808713553044016652?l=darbluka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/3808713553044016652'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/3808713553044016652'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://darbluka.blogspot.com/2009/12/ks-aksamna-dogru-hava-serin.html' title=''/><author><name>darblukatör</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17401365051684459050</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6080510676544065574.post-4478368762378330412</id><published>2009-12-11T04:55:00.001-08:00</published><updated>2009-12-11T04:55:11.579-08:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>(:&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6080510676544065574-4478368762378330412?l=darbluka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/4478368762378330412'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/4478368762378330412'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://darbluka.blogspot.com/2009/12/blog-post.html' title=''/><author><name>darblukatör</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17401365051684459050</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6080510676544065574.post-2154197962388711820</id><published>2009-12-04T15:38:00.000-08:00</published><updated>2009-12-04T15:40:17.699-08:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>Bazen sadece yaşamak istiyorum. Gerçek anlamda yaşamak. Üretmek için değil. Bir şeylere sahip olarak değil, kendimi yaşamda kaybederek. Başka şeyleri değil, hayatı tüketerek. Kendimi ve hayatı kurgulayarak hayaller planlamak yerine mevcut hammaddeyi elden ele gezdirmek. Önce biriktirmek. Taşana kadar. Üretim planları yapmadan..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6080510676544065574-2154197962388711820?l=darbluka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/2154197962388711820'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/2154197962388711820'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://darbluka.blogspot.com/2009/12/bazen-sadece-yasamak-istiyorum.html' title=''/><author><name>darblukatör</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17401365051684459050</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6080510676544065574.post-7558837975053192905</id><published>2009-12-04T14:17:00.001-08:00</published><updated>2009-12-04T14:17:55.596-08:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>şu dakika hala yaşıyorum ve biraz daha ölüyorum&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6080510676544065574-7558837975053192905?l=darbluka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/7558837975053192905'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/7558837975053192905'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://darbluka.blogspot.com/2009/12/su-dakika-hala-yasyorum-ve-biraz-daha.html' title=''/><author><name>darblukatör</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17401365051684459050</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6080510676544065574.post-8402962979237561635</id><published>2009-12-04T13:49:00.000-08:00</published><updated>2009-12-04T13:50:24.225-08:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>şu dakika yaşıyorum ve biraz daha ölüyorum&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6080510676544065574-8402962979237561635?l=darbluka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/8402962979237561635'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/8402962979237561635'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://darbluka.blogspot.com/2009/12/su-dakika-yasyorum-ve-biraz-daha.html' title=''/><author><name>darblukatör</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17401365051684459050</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6080510676544065574.post-2760101093710291345</id><published>2009-11-30T10:53:00.000-08:00</published><updated>2009-11-30T10:57:47.314-08:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>kaybolmak&lt;br /&gt;herkesin içinde&lt;br /&gt;yapayalnız iki kişi&lt;br /&gt;tek başına çoğalmak&lt;br /&gt;her ayrıntıyı ayırmak&lt;br /&gt;parçaları birleştirmek&lt;br /&gt;birleşmek&lt;br /&gt;bütün olmak&lt;br /&gt;yoğun sessizlikte&lt;br /&gt;kendi gürültümle yoğrulmak&lt;br /&gt;kayboluşun akışına kapılmak&lt;br /&gt;ve bulmak&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6080510676544065574-2760101093710291345?l=darbluka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/2760101093710291345'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/2760101093710291345'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://darbluka.blogspot.com/2009/11/kaybolmak-herkesin-icinde-yapayalnz-iki.html' title=''/><author><name>darblukatör</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17401365051684459050</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6080510676544065574.post-4861850868510080548</id><published>2009-11-01T06:06:00.001-08:00</published><updated>2009-11-01T06:06:18.821-08:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>Aslına bakarsan bazen bundan çok daha fazlası… hayata giriş, temel hayatta kalma bilgisi ve ileri nefes alma teknikleri… bir an için başının döndüğü yerde kopup gidiş kendi dünyana, kendi kara sularında yüzmek ve yarım kaldığı yerden hayata dönüş bileti, halk plajında güneşlenmek… en azından kendi denizimin kenarında çıplak güneşlenebiliyorum. Yoksa tek sebep kendi sularımın daha temiz olması değil. Sadece daha tanıdık, ayağıma batacak her şeyden arınmış… özel ve ıssız.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6080510676544065574-4861850868510080548?l=darbluka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/4861850868510080548'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/4861850868510080548'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://darbluka.blogspot.com/2009/11/aslna-bakarsan-bazen-bundan-cok-daha.html' title=''/><author><name>darblukatör</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17401365051684459050</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6080510676544065574.post-6477650885739351932</id><published>2009-09-30T14:14:00.001-07:00</published><updated>2009-09-30T14:14:58.349-07:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>Titreyerek sonuna gelebilirim ya da ağlaya ağlaya uyuyakalabilirim nihayetinde. Ama bir sebebi olmalı yine de. Mutsuz değilim ya da yalnızlık takıntımı takınmadım bu gece. Yine de taşacak gibi oluyorum, hem ülkemden hem şehrimden hem bedenimden… hayatımda çizdiğim bütün çizgilerden ötesine. &lt;br /&gt;huzursuzlukla kıpırdanıyor içimdeki deniz. Dalgaları beni vuruyor. İçten içe aşınıyorum. Dalgaları köşeye kıstırmak iyi fikir değilmiş demek. Kapalı kaldığı yerde vuruyor kendini duvardan duvara, sınırdan sınıra. Dizginleri elimi kesiyor.&lt;br /&gt;Tüm fırtına boyunca savrulmak ve hiç bilmediğim bir sahilde kıyıya vurmuş uyanmak isterdim. Hemen ardından bir o kadar da korkacağımı hissettim. İşte korkmaya devam edip yüzeyde kalmak için çabalamak veya kendimi fırtınaya bırakıp yeni bir kıyıya ulaşmak arasındaki karar anı. Bir kez daha kendi içimde kısılıp kalma kararını veriyorum. (Kendimden özür dilerim.) kendi içime çöküyorum, sıkışıp küçülüyorum.&lt;br /&gt;Keşke içimi görebilseydim. Kör gibi sadece hissederek tanımlıyorum tüm bu olan bitenleri. Galiba bu yüzden de biraz hassaslaştım ruhumdaki her çıkıntının farkına varacak kadar. Her değişim merak uyandırıcı, tedirgin edici ve yeni bir deneyim…&lt;br /&gt;Şu an sadece yorgunum. İçimde biriken ve devinen enerjinin büyüklüğüyle yoruldum durduğum yerde.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6080510676544065574-6477650885739351932?l=darbluka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/6477650885739351932'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/6477650885739351932'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://darbluka.blogspot.com/2009/09/titreyerek-sonuna-gelebilirim-ya-da.html' title=''/><author><name>darblukatör</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17401365051684459050</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6080510676544065574.post-7136422628726530229</id><published>2009-07-28T00:30:00.000-07:00</published><updated>2009-07-28T00:31:00.431-07:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>Kendimi o kadar uzak ve bir başına bırakılmış hissediyorum ki, bırakan  ben olmama karşın.. öyle zor görünüyorki yürüdüğüm onca mesafeyi, zorlukla ilerlediğim bütün o yolu tekrar gitmek, dönüş yolu yokuş aşağı, daha basit bile olsa… rüzgara yüzümü dönüyorum, eğer ona bakarsam esecek… ve evet hissediyorum verdiği cevabı usulca esen hafif bir rüzgarla tenime… beni şımartan, öven, bana kızan bu rüzgar da olmasa, duygularımı yaşatan, daha da ileriye uzatamazdım gözlerimi.  Yine de aşağı yukarı idare eder bir halden belirsizliğe doğru çabalıyorum, ne saçma… Gittikçe daha da uzaklaşıyor oysa her şey. Belki bu yüzden en iyisi gitmemek, yerinde saymak... Ama işte o zaman da ihanete uğruyorum kendi kendime. Kendi kendime bunu da yaşıyorum, çok eksikmiş gibi… Bu da güzel yine de… En azından hala yaşam belirtisi gösteriyorum. Ya da daha kötüsü yaşadığım halde içimdeki boşlukta yuvarlanıyorum. Kendi kendini kaybeden kız… başarılarımın devamını dilerim…&lt;br /&gt;Bu gökyüzü de olmasa çekemem geceleri. Gündüz dünyasını kendi tarzında yaşıyorum ama geceleri işten çıkıp kendime geldiğimde bir şeyleri arıyorum. Gökyüzünü, rengini, bulutlarını görüyorum her şeyiyle. Her şeyiyle… tamamen gerçek. Tamamen çıplak. Başka kime ait olduğunu bilmiyorum ama en azından baktığım bu açıdan tamamen benim… yine en iyisi kendimi gecenin kollarına bırakıp rüzgarın kalbimi okşamasına izin vermek…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6080510676544065574-7136422628726530229?l=darbluka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/7136422628726530229'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/7136422628726530229'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://darbluka.blogspot.com/2009/07/kendimi-o-kadar-uzak-ve-bir-basna.html' title=''/><author><name>darblukatör</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17401365051684459050</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6080510676544065574.post-8936956230126784168</id><published>2009-07-12T11:30:00.000-07:00</published><updated>2009-07-12T11:31:15.970-07:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 11"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:%5CDOCUME%7E1%5CUser%5CLOCALS%7E1%5CTemp%5Cmsohtml1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" latentstylecount="156"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */  @font-face 	{font-family:"Trebuchet MS"; 	panose-1:2 11 6 3 2 2 2 2 2 4; 	mso-font-charset:162; 	mso-generic-font-family:swiss; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:647 0 0 0 159 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} @page Section1 	{size:612.0pt 792.0pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:#0400; 	mso-fareast-language:#0400; 	mso-bidi-language:#0400;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; line-height: 150%; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;;"&gt;Ruhundan bir rahatsızlığı olan, daha doğrusu içinde bir huzursuzluk ya da kıpırdanma olan her İzmirlinin gidiş bileti İstanbul yönüne midir acaba?.. Aslına bakarsan tüm farlılıklarına rağmen –selam verdiğiniz birinin başını çevirmesi, canınız tatlı isteyip de sokakta lokma dökülmemesi gibi- benzerlikleri de var iki memleketin. Mesela burada da martılar vapurları kovalıyor, sokak köpekleri yolun ortasında uyuyor ya da sahilde çimlere oturup denizi izleyebiliyor her ne kadar izlediklerimiz farklı da olsa. Hatta yine 130 numaralı otobüse binip evime gidebilirim pekala istesem…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; line-height: 150%; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; line-height: 150%; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;;"&gt;Kimi kandırıyorum… İşte kalbinden zoru olan ben, gitmek isteyip de gittiğim halde sonunda, yine kıpırdanıyorum oturduğum yerde… Bu gidişatların sonu ne olacak bilmiyorum…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; line-height: 150%; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; line-height: 150%; font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;;"&gt;Yine de hala gökyüzünün renklerini hayranlıkla izliyorum…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6080510676544065574-8936956230126784168?l=darbluka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/8936956230126784168'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/8936956230126784168'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://darbluka.blogspot.com/2009/07/normal-0-21-false-false-false.html' title=''/><author><name>darblukatör</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17401365051684459050</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6080510676544065574.post-6857486612496716295</id><published>2009-07-05T06:21:00.001-07:00</published><updated>2009-07-05T06:21:56.949-07:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>Sonunda gittim. Bir süreliğine izimi kaybettirdim o hep bir şeylerin eksik ya da fazla olduğu tanımlanamayan hissime. Git buralardan diyen iç sesime defol dedim ve gittiği yere kadar kedisine eşlik ettim. Yalnızlık hobisinin aktivitelerini planlamaya başlıyorum artık. Ne kadar gitmiş de olsam ve ne kadar yalnız da, peşimi bırakmadığım sürece yaşadığımı hissettiriyorum kendime bir şekilde. Henüz ne aklımı ne ruhumu toparlayamadım. Maddi varlığım işine gücüne devam etmekte… En kısa zamanda yeniden hissetmek ve içimdeki sesle görüşmek dileğiyle…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6080510676544065574-6857486612496716295?l=darbluka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/6857486612496716295'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/6857486612496716295'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://darbluka.blogspot.com/2009/07/sonunda-gittim.html' title=''/><author><name>darblukatör</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17401365051684459050</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6080510676544065574.post-3410303888210300555</id><published>2009-05-22T13:31:00.000-07:00</published><updated>2009-05-22T13:33:32.910-07:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;"yalnızlık&lt;br /&gt;ömür&lt;br /&gt;boyu..."&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6080510676544065574-3410303888210300555?l=darbluka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/3410303888210300555'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/3410303888210300555'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://darbluka.blogspot.com/2009/05/yalnzlk-omur-boyu.html' title=''/><author><name>darblukatör</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17401365051684459050</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6080510676544065574.post-403235406737689515</id><published>2009-05-02T08:22:00.000-07:00</published><updated>2009-05-12T12:44:34.044-07:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_FXk4rJUNUcI/SfxlWcLWFdI/AAAAAAAAACg/Fyb4muW6V-8/s1600-h/Resim+001.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 345px; height: 285px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_FXk4rJUNUcI/SfxlWcLWFdI/AAAAAAAAACg/Fyb4muW6V-8/s400/Resim+001.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5331247495095129554" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elimi tut, düşüyorum..&lt;br /&gt;ne olur şimdi duysan sesimi&lt;br /&gt;tutsan içimden&lt;br /&gt;elimi tut&lt;br /&gt;düşüyorum bazen&lt;br /&gt;içimden dökülüyor yere ayakta kalan incecik çöpler&lt;br /&gt;gösteremiyorum ya&lt;br /&gt;görmüyorsun ya...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6080510676544065574-403235406737689515?l=darbluka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/403235406737689515'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/403235406737689515'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://darbluka.blogspot.com/2009/05/blog-post.html' title=''/><author><name>darblukatör</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17401365051684459050</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_FXk4rJUNUcI/SfxlWcLWFdI/AAAAAAAAACg/Fyb4muW6V-8/s72-c/Resim+001.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6080510676544065574.post-3232805006342085396</id><published>2009-03-09T16:46:00.000-07:00</published><updated>2009-03-09T16:54:59.980-07:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Uzun zamandır kendimden geçmiş ben, kaybettiğim kendimi buldum. Ama şimdi de ikimiz birlikte kaybolduk.. Acele etme. Daha nefes almak uğruna, zihninin çatlaması pahasına devam edecek kayıp diyardaki yolculuğun....&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Her şey çok uzak geliyor. Ama içimde diyebileceğim kadar da yakın. Yalnızlığımdan çekindikçe, dalgalarım kendi kıyılarıma kadar çekildikçe üşüyorum. Denizimin kenarında yaktığım nefesimle kendi kendimi ısıtıyorum. Kendi kendimi ısıtıyorum!&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Koca bir blok gece düşüyor üzerime. Karanlığı seviyorum. Hem içine gömülüp saklanabiliyorum hem de saklı ya da gizli, görünmez kalan her yerimi görebiliyorum.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Gece çok açık ve net.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Ve paylaşılamayan.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Gece, damarlarıma sızan düşüncelerim.. Beynime vuran hislerim...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Gece, kendimle göz göze geliyorum. Ve ikimiz de kaçırmıyoruz birbirimizden gözlerimizi...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;9.3.9&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6080510676544065574-3232805006342085396?l=darbluka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/3232805006342085396'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/3232805006342085396'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://darbluka.blogspot.com/2009/03/uzun-zamandr-kendimden-gecmis-ben.html' title=''/><author><name>darblukatör</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17401365051684459050</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6080510676544065574.post-9074067560558302674</id><published>2009-02-17T15:32:00.001-08:00</published><updated>2009-02-17T15:37:13.238-08:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>bir gece daha sonuna doğru yalnızlığa bağlandı. Halbuki çok kalabalık başlamıştı. Teker teker veda etti herkes, herkese el salladım. Yine kendimle baş başa kaldım.&lt;br /&gt;Düşünceler harekete geçti, akli dengem sabitlendi. Gözlerim donuk, karanlığa kilitlendi. Şimdi güneş yine eritene kadar kalıbımı, aydınlanmayacak bakışlarım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6080510676544065574-9074067560558302674?l=darbluka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/9074067560558302674'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/9074067560558302674'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://darbluka.blogspot.com/2009/02/bir-gece-daha-sonuna-dogru-yalnzlga.html' title=''/><author><name>darblukatör</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17401365051684459050</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6080510676544065574.post-3076377563819838740</id><published>2009-02-16T13:02:00.000-08:00</published><updated>2009-02-17T13:40:27.373-08:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Kendimi bırakıyorum... aklımdan bırakıyorum.. Düşünmeden bırakıyorum kendimi, düşünmenin yeteceği bir mantık yok çünkü... Bırakıyorum kendimi, edepsizce, hayata... Kendimi veriyorum hayata, gözlerimi kapatıp. Gözlerim açık dayanamayacağım çünkü. Hala bir yanım -sağlam bir yanım- karşı çıkıyor bu akışa..&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Hayat alıyor beni masumca... Kollarına bırakılmış bir yaşam daha...&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6080510676544065574-3076377563819838740?l=darbluka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/3076377563819838740'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/3076377563819838740'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://darbluka.blogspot.com/2009/02/kendimi-brakyorum.html' title=''/><author><name>darblukatör</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17401365051684459050</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6080510676544065574.post-5163772580645062794</id><published>2008-12-16T16:48:00.000-08:00</published><updated>2008-12-16T16:49:22.015-08:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>Tam “burası” bitip gidecek bir yön çizdiğinde ya da sadece gidecek olmayı seçtiğinde –ki bu seçim başlı başına bir yöndür- yaşadığın coğrafyayı tükettiğini fark ettiğinde… Birden bir taş düşer kafana, fark edersin ki asıl senin yaşayabilme becerilerin tükenmektedir. Sonra sonra anlıyorsun yaşamayı umduklarının, hayallerinin ya da yaşama ihtimallerinin, yaşanılacaklardan çok daha geride kaldığını. İhtimaller-hayaller gerçeğe yaklaştıkça büyüsünü yitiriyor gibi. Kafana dank ediyor ne aradığın, ne aramayı arzuladığın seni mutlu ediyor… Ne de hayallerin bir döngüde saat yönünde akıyor… Anlıyorsun… Bazen hayatın kendisi kısıtlı kalıyor. Yeteri kadar gıda alamıyorsun yaşamdan. Daha fenası, kısıtlı kaynakların farkına varıyorsun, hayal yoksunu insanlarla tanışıyorsun. Tüketmekten korkuyorsun, tükenmekten… Bir saklama kabına koyup hayallerini ara sıra duygularını içine çekip anılarınla oynuyorsun. Bir sonraki adımdaysa görüyorsun ki hata yapıyorsun. Çünkü hayallerin de son kullanma tarihleri vardır ve duygular zamanında tüketilmediğinde ekşir, acılaşır, mayhoşlaşır ve bağışıklık sistemi düşük olanlarda bozar bünyeyi. O bünye de bir kere bozuldu mu kolay kolay düzelmez, ne kadar vitamin takviye yapılırsa yapılsın…&lt;br /&gt;Şimdi baktığımda korkunç görünüyor tüm bunlar. Ama gel gör ki birinci belirtiyi yaşayanlar diğer aşamalardan kaçamıyor. Yaşamadan hissedilmiyor ve ne yazık ki yaşadıkça arkası geliyor… 151208&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6080510676544065574-5163772580645062794?l=darbluka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/5163772580645062794'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/5163772580645062794'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://darbluka.blogspot.com/2008/12/tam-buras-bitip-gidecek-bir-yn-izdiinde.html' title=''/><author><name>darblukatör</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17401365051684459050</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6080510676544065574.post-2530320202777091425</id><published>2008-12-09T05:44:00.001-08:00</published><updated>2008-12-09T05:44:51.859-08:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>Kudurdu yine ruhum, aç bırakıldığı için olsa gerek. İçin için titriyorum, sanırım yoksunluk krizi geçiriyor kalbim. Korkudan kendimi atıyorum ortaya. Kendini bilmezliğin son safhasındayım Densizlik diz boyu. Eksik bırakılmaktan korkuyorum (evet itiraf ediyorum) ve kendimi sarsacak kadar titriyorum. Aklımı başıma getirecek kadar değil. Duygu yolları iltihabı teşhisi koyuyorum ve kendi kendime senli benli hayalleri enjekte ediyorum. Pembe bulutlar yok oldular. Gri-mavi bir gökyüzü, aradan sızan sarı bir ışık ve birkaç damla yağmur… Ortalığı yalnızlığa teslim ederek kaçışan insanlar (hiç anlamıyorlar, zaten anlamasınlar), sahne bizim için boşaltılıyormuşçasına havalara giren biz, toprak kokusu, ıslak saçlarıma vuran esinti, gözlerimdeki parlaklık, gözlerindeki sıcaklık… Mükemmel karışım. Mutluluktan kusacağım. Yere sağlam basan ayaklarımın hayaliyle gitmek kadar gelmenin de heyecan verici olduğunu düşünüyorum. Şimdilik her şeyi düşünce olarak bırakıyorum. Bırak gerçekleşmemenin keyfini sürsünler… Nasıl günün birinde gitmeyi hayal ediyorsam, bir gün aniden, kimseye haber vermeden dönmeyi düşünüyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6080510676544065574-2530320202777091425?l=darbluka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/2530320202777091425'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/2530320202777091425'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://darbluka.blogspot.com/2008/12/kudurdu-yine-ruhum-brakld-iin-olsa.html' title=''/><author><name>darblukatör</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17401365051684459050</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6080510676544065574.post-8718626606369161437</id><published>2008-12-07T09:19:00.000-08:00</published><updated>2008-12-07T09:22:36.340-08:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>Dışavuramadığım kelimeler içimde patlıyor. Yine.&lt;br /&gt;Bu yüzden sessiz bir isyan başlıyor içimde&lt;br /&gt;Huzursuzluk egemen,&lt;br /&gt;Başkaldırı tüm duygularda,&lt;br /&gt;Bana ait olmayacaklarını söylüyorlar.&lt;br /&gt;Bu yüzden cezalandırıldılar,&lt;br /&gt;aklım daha başıma bile geçmemişken.&lt;br /&gt;Cezalandırılıp bir kapana sıkıştırıldılar.&lt;br /&gt;Sonsuz işkence..&lt;br /&gt;Ben var oldukça,&lt;br /&gt;Duygularım benimle var oldukça,&lt;br /&gt;Var olmak suçmuş gibi,&lt;br /&gt;Bu bedenimin içine hapsoldular...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6080510676544065574-8718626606369161437?l=darbluka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/8718626606369161437'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/8718626606369161437'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://darbluka.blogspot.com/2008/12/davuramadm-kelimeler-iimde-patlyor.html' title=''/><author><name>darblukatör</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17401365051684459050</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6080510676544065574.post-3988277281953078051</id><published>2008-12-06T17:37:00.001-08:00</published><updated>2008-12-06T17:38:04.865-08:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>kış kokusu var havada&lt;br /&gt;serinlik sinmiş gökyüzüne&lt;br /&gt;çarpık hayaller yerleşkesinde&lt;br /&gt;kalabalık bir gece daha..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6080510676544065574-3988277281953078051?l=darbluka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/3988277281953078051'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/3988277281953078051'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://darbluka.blogspot.com/2008/12/k-kokusu-var-havada-serinlik-sinmi.html' title=''/><author><name>darblukatör</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17401365051684459050</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6080510676544065574.post-2893703254184501730</id><published>2008-10-17T07:57:00.000-07:00</published><updated>2008-10-17T07:59:49.150-07:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Hayallerimi öldürüyorum ufak ufak... Daha az acı çekmeleri için uğraşıyorum. Hangisi daha iyi olur acaba? Yara bandı çeker gibi bir anda olması mı? Bas üstüne, çevir ayağını! Yoksa alıştıra alıştıra mı söylemeliyim hayallerime, daha fazla inanılmadıklarını?..&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6080510676544065574-2893703254184501730?l=darbluka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/2893703254184501730'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/2893703254184501730'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://darbluka.blogspot.com/2008/10/hayallerimi-ldryorum-ufak-ufak.html' title=''/><author><name>darblukatör</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17401365051684459050</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6080510676544065574.post-6083761327382119310</id><published>2008-09-21T06:16:00.000-07:00</published><updated>2008-12-06T17:33:29.808-08:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>yağmurun serinliğini hissetmek ve damlaları dinlemek...&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;işte bu, yağmurun yağışını izlemekten daha iyi hissettiriyor. biraz da toprak kokusu olsa, duygularıma dair anılarım canlanacak neredeyse..&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6080510676544065574-6083761327382119310?l=darbluka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/6083761327382119310'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/6083761327382119310'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://darbluka.blogspot.com/2008/09/yamurun-serinliini-hissetmek-ve.html' title=''/><author><name>darblukatör</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17401365051684459050</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6080510676544065574.post-5832646029753987568</id><published>2008-09-21T06:09:00.000-07:00</published><updated>2008-09-21T06:14:10.052-07:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Sadece birkaç saniyeliğine gözlerimi kapatsam, odamı aydınlatan tek ışık da ona tanıdığım bu fırsatı değerlendirip kapansa... Karanlıkta parlıyor gözlerin. Tam yanımda, beni izleyen... İzlediğin bu beden, ruhunu ortaya döken... Adım adım ilerliyor, zamanın koluna girmiş hayatlar. Hayatın akışı dediğin yalnızca dakikalar... Halbuki bilmediğimiz kaç zaman var... Seni tüm kalbimle sevdim dedim. Öylesine bir nesneden... Bir maddeden, maddesel bir şey dışında ne bekleyebilirsin ki? Ben seni ruhumla seviyorum. Biliyorum... Sen de bu bedenden çok hoşlanıyorsun ama sen de aslında beni seviyorsun...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Işıklar.... Lütfen......&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6080510676544065574-5832646029753987568?l=darbluka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/5832646029753987568'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/5832646029753987568'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://darbluka.blogspot.com/2008/09/sadece-birka-saniyeliine-gzlerimi.html' title=''/><author><name>darblukatör</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17401365051684459050</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6080510676544065574.post-4617261996050279213</id><published>2008-09-16T14:22:00.000-07:00</published><updated>2008-09-16T14:29:23.612-07:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>yürüdüm, yürüdüm, yürüdüm...&lt;br /&gt;hiç etrafıma bakmadan&lt;br /&gt;başım önümde&lt;br /&gt;kumlu yolu takip ederek&lt;br /&gt;düz bir çizgide&lt;br /&gt;yürüdüm, yürüdüm, yürüdüm...&lt;br /&gt;hafif uğultular vardı yalnızca&lt;br /&gt;gürültü buradan çok uzak&lt;br /&gt;sessizliğimin koluna girdim&lt;br /&gt;yürüdüm, yürüdüm...&lt;br /&gt;bir insan hayatına denk düşebilecek kadar uzun&lt;br /&gt;ve bir insan hayatının ne denli kısa olduğunu&lt;br /&gt;hatırlatacak kadar&lt;br /&gt;yürüdüm, yürüdüm, yürüdüm...&lt;br /&gt;attığım her adımı gördüm ama&lt;br /&gt;hiçbir ayak izime rastlamadım&lt;br /&gt;ne de geriye dönüp baktım&lt;br /&gt;bir uzun -ya da kısa- yol boyunca&lt;br /&gt;durmaksızın&lt;br /&gt;ve durdurmaksızın geçen zamanı&lt;br /&gt;sanki hayatım bu yolmuş gibi&lt;br /&gt;yaşayan ben ise sadece bir gezgin&lt;br /&gt;önümde düşüncelerim&lt;br /&gt;yürüdüm, yürüdüm, yürüdüm...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6080510676544065574-4617261996050279213?l=darbluka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/4617261996050279213'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/4617261996050279213'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://darbluka.blogspot.com/2008/09/yrdm-yrdm-yrdm.html' title=''/><author><name>darblukatör</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17401365051684459050</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6080510676544065574.post-5323925475874388286</id><published>2008-09-04T12:13:00.000-07:00</published><updated>2008-09-04T12:14:15.664-07:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;-    Hayat nasıl gidiyor?&lt;br /&gt;-    Manzara çok güzel, koltuğum da cam kenarında. Bütün gece gökyüzünü izliyorum. Gündüzleri de çeşit çeşit güzellikler var. Bazen tarlalar geçiyor yanımdan bazen çiçekler, ovalar, insanlar… Arada şehre girip çıktığımızda grileşiyor biraz. Ara sıra da uyukluyorum. Ama yol biraz sarsıntılı. Hele o virajlarda… Önümdeki koltukta oturan bir kadın, yaşı benden biraz büyük, hap içiyor mecburen. Yol tutuyormuş… Bir molada konuşmuştuk bir keresinde… Daha çok o konuşmuş, ben duymamıştım… Yolcular çok ilginç. Çok tatlı, küçük bir kız var mesela, hemen arkamda oturan… Bazen bir kahkaha basıyor ki yolda gördüklerine, bütün otobüs gülmekten kırılıyor. En önde oturan yaşlı bir kadın, hala gülüyor yanındakilere çocuğu anlatıp… Bazen de o küçük çocuk, bir çocuktan beklemeyeceğin kadar suskunlaşıyor… Gözlerinde bir ciddilik beliriyor ki görsen korkarsın… Geçen gün, kırmızı gelinciklerden geçtiğimiz sabahın ardından, şehre girdiğimiz bir öğlen, annesine dönüp incecik bir sesle “nereye gidiyoruz?” diye soruşu vardı… Otobüsteki herkeste bir tebessüm belirdi… Sessizlik hakimdi tüm akşamüstü otobüse. Akşam ara sıra duyulan mırıldanmalar, otobüsün ışıkları loş bir aydınlığa döndüğünde kendini gösterebildi ancak. “Gece modu aktif” hale geldikten sonraysa herkes yine derin bir sessizliğe gömüldü. Sessizliğin nedenini ilerideki koltuklardan gelen horlama seslerini duyunca anladım… Yolculuk bugün biraz yorucu geçmişti herkes için…. Başımı cama dayadım. Göz bebeklerimi sıyıran sokak lambalarını geçtim, kavga eden iki sarhoşu geçtim, yol kenarına park edilmiş, camları buğulu bir araba geçtim, karanlık bir deniz gibi sonsuz tarlaları geçtim, karanlık bir tarla gibi sonsuz dereyi geçtim… Yolculuğumun en uzun gecesini, ne komiktir, “en uzun gün”de geçirdim… Lacivertin nasıl koyulaştığını, siyahın içine nasıl bir kırmızı katınca gecenin en bulutlu, en kirli zamanının geldiğini gördüm. Kirleri temizledim, gökyüzüne mavi kattım, gri oldu önce. Sonra sarı kattım kızıla döndü. Otobüs, yokuşu çıkıyordu. Yolumun üzerinde kıpkırmızı bir güneş gördüm. Güneşe devam etti yolculuğum. Yolculuğun başında hiç düşünmediğim bir yoldu, ama yine de bildiğim… Uzun yolculukları severim. Mola yerinden her ayrılışımızda olduğu gibi son moladan sonra da, otobüse binerken, bir adım attığımda merdivene, ve sabah soğuğu olur genelde, dönüp geldiğim yola baktım… Koltuğuma yerleşip, otobüsün hafif sarsıntısını hissettiğimde başımı yine cama yapıştırıp, sanki dışarı çıkacakmışım gibi, gitmekte olduğum yolu izlemeye koyuldum. Daima olduğu gibi yine bir ses duydum: “tüm yolcularımız, otobüsümüz ileriye doğru hareket etmektedir. Bizi seçtiğiniz için teşekkür eder, iyi yolculuklar dileriz…” Halbuki sizi ben seçmemiştim. O kadar uzun zaman oldu ki yola çıkalı, bileti kim verdi bana ya da nerede buldum… Hatırlamıyorum. Muavin, koltukları dolaşmaya başladı, tek tek bütün yolculara aynı soruyu sorarak ve her defasında aynı sessizlikle cevaplandı. Yanıma geldi, sordu: “İyi yolculuklar. Nereye gidiyorsunuz?”. Gülümsedim ve aynı sessizlikten yana kullandım cevap hakkımı. Soru anlamsızdı. Sanki birimiz olsun nereye gittiğimizi biliyormuşuz gibi… Bir denizin ne kadar pırıltılı, aydınlık ve güneşi yansıtabilecek denli temiz olduğunu görerek, kendi kendime mırıldandım, kimsenin duyamayacağı bir sesle… “Sen istediğin yerde indir beni…”&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:78%;"&gt;&lt;br /&gt;020908&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6080510676544065574-5323925475874388286?l=darbluka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/5323925475874388286'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/5323925475874388286'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://darbluka.blogspot.com/2008/09/hayat-nasl-gidiyor-manzara-ok-gzel.html' title=''/><author><name>darblukatör</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17401365051684459050</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6080510676544065574.post-305647116506499518</id><published>2008-09-01T14:04:00.000-07:00</published><updated>2008-09-01T14:05:16.201-07:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;Hiçbir şeyin imkansız olmaması, imkansız diye bir şeyin varlığının imkansız olduğu&lt;/strong&gt; anlamına çıkıyor, o halde neden toptan kaldırıp çöpe atmıyoruz bu deyimi? Bizi, anlamak için bu kadar yorup, aslında anlaşılmak için hiç de dürüst olmadığı anlaşıldı nasılsa..&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6080510676544065574-305647116506499518?l=darbluka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/305647116506499518'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/305647116506499518'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://darbluka.blogspot.com/2008/09/hibir-eyin-imkansz-olmamas-imkansz-diye.html' title=''/><author><name>darblukatör</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17401365051684459050</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6080510676544065574.post-898201236275434915</id><published>2008-09-01T13:44:00.000-07:00</published><updated>2008-12-06T17:33:35.862-08:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>Yaklaşık yarım saat önce bindiğim otobüste, sanki daha iki dakika önce binmişim hissiyle, ayılıyorum. İlk göz göze geldiğim kişi kendim oluyorum, -bir de yansımaların ne kadar ilginç olduğunu düşünüyorum- utanarak bakışlarımı kaçırıyorum gözlerimden. Kendimin ötesinde büyük bir şehir var, ileride bekleyen. Işıkları yanmış, sanki gitmekten daha güzeli bu şehri bekletmek. Yaşanabilecek güzel şeylerin olduğu hissi ve yaklaşan kışın müjdecisi, sonbaharın ilk günü kutlu oluyor kısa süreli gri bir gökyüzü ve hafif bir esintiyle.. O yaşanbilecek güzel şeyler, nedense hep kış gününü beklerler. Sanki..&lt;br /&gt;Karşı kıyıya dalıyor gözlerim. Otobüs hala hareket halinde. Yollar yükselip alçalıyor. Karşı kıyı uzak.. Şehir uzak. İnsanlar uzak. Hemen yanımda oturan kadın, yansımamı izleyen adam uzak. Yok bu kadar şey uzak olamaz, kesin bende bi bokluk var diyorum ve farkediyorum, ben uzağım. yanında oturduğum insanlara, içinde durduğum otobüse, izlediğim şehre ben uzağım aslında. . Yansımamdam uzağım (bu düşüncemi o da farketmiş olacak ki yüzü bozuldu birden), kendimden... Bazen..&lt;br /&gt;Hayatımın ne kadar değiştiğini düşünecek kadar zamanım oldu, otobüsten inip eve yürüdüğüm kısa süre içerisinde. Adımlarım beni fazla yavaş bulmuş olacaklardı, geride bırakmaya çalıştıklarına göre.. Bile bile yavaşlatmaya çalıştım bacaklarımı, sanki zamanı yavaşlatabilecekmişim gibi. Yavaş, yavaş-latmak, yavaş-lat-abilmek.. -ecek, -mişim... gibi.. Daha kelimesinden belli, anlamın imkansızlığa yakın karmaşıklığı ve bir o kadar da zor olduğu... Zaman söz konusu olduğunda imkansızlık çelişiyor her şeyin mümkün olduğuyla.. Zira, zaman söz konusu olduğunca, her şeyin mümkün olduğuna inanıyorum... Çoğunlukla..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6080510676544065574-898201236275434915?l=darbluka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/898201236275434915'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/898201236275434915'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://darbluka.blogspot.com/2008/09/yaklak-yarm-saat-nce-bindiim-otobste.html' title=''/><author><name>darblukatör</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17401365051684459050</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6080510676544065574.post-573982315814756174</id><published>2008-08-28T07:02:00.001-07:00</published><updated>2008-08-28T07:08:28.646-07:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>Gökyüzü her zaman böyle büyük müydü? Bazen daha da büyük oluyor gibi. Bana öyle geldi. Çimlerin ortasında, rahat bir kucakta, gökyüzü tepemde, sağımda, solumda.. Her yanım gökyüzüyle kaplıyken yukarı gitmekten başka bir şey düşünemiyorum. Ve ilk kez gözümün önünden geçen bir uçağın nereye gittiğini merak ediyorum.. (Evet, ben bir şeyleri izlerken her zaman bir şeyler düşünüyorum..)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6080510676544065574-573982315814756174?l=darbluka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/573982315814756174'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/573982315814756174'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://darbluka.blogspot.com/2008/08/gkyz-her-zaman-byle-byk-myd-bazen-daha.html' title=''/><author><name>darblukatör</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17401365051684459050</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6080510676544065574.post-1875438060388355290</id><published>2008-08-28T03:45:00.000-07:00</published><updated>2008-12-06T17:33:35.863-08:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;span style="font-size:78%;"&gt;Nasıl hissettiğimi anlatabilsem... Tozlu bir eşyayı temizlemek gibi.. Temizliyorum elimden geldiğince. Ama derinde kalıyor kirler.. Üstelik artık ruhum kaşınıyor toz alırken..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;İçimde patlıyor duygular, yazıya vuramadıkça..&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6080510676544065574-1875438060388355290?l=darbluka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/1875438060388355290'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/1875438060388355290'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://darbluka.blogspot.com/2008/08/nasl-hissettiimi-anlatabilsem.html' title=''/><author><name>darblukatör</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17401365051684459050</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6080510676544065574.post-6210713912469974861</id><published>2008-08-20T08:54:00.000-07:00</published><updated>2008-08-20T09:00:47.138-07:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>Sadece yanından akıp gitmesi bazen daha iyi oluyor sanki. İlle yakalamak için uğraşmayacaksın işte. Sonra peşinden koşturduğunla kalırsın. Bırak biraz nefes alsın aklın.. E be fikir sevdalısı, iki gıdım aklın var, ne diye hırpalarsın?! Her seferinde yürüme üzerine üzerine hissettiğinin. Bazen hissedilenler sadece hissetmek içindir. Hissettiğini düşünmeyeceksin, sadece hissedeceksin... Nereden duymuşum bunu; "kıymetini bil, anlasaydın yalnızlık çekerdin"... Bunun üzerineydi galiba, uzun zaman düşüncelerimi dondurdum..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6080510676544065574-6210713912469974861?l=darbluka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/6210713912469974861'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/6210713912469974861'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://darbluka.blogspot.com/2008/08/sadece-yanndan-akp-gitmesi-bazen-daha.html' title=''/><author><name>darblukatör</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17401365051684459050</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6080510676544065574.post-4857991340534384283</id><published>2008-07-12T09:20:00.000-07:00</published><updated>2008-12-06T17:33:29.808-08:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_FXk4rJUNUcI/SHjbBNkaxVI/AAAAAAAAAA8/MGrS7HzCTQ8/s1600-h/kis003.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5222164581804852562" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_FXk4rJUNUcI/SHjbBNkaxVI/AAAAAAAAAA8/MGrS7HzCTQ8/s400/kis003.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;                                  Ne diye çıkmıştım yola? Nereye gidecektim de kayboldum?&lt;br /&gt;                                  Şimdi sadece evimi arıyorum..&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;Seri No: 14150608&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6080510676544065574-4857991340534384283?l=darbluka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/4857991340534384283'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/4857991340534384283'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://darbluka.blogspot.com/2008/07/seri-no-14150608.html' title=''/><author><name>darblukatör</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17401365051684459050</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_FXk4rJUNUcI/SHjbBNkaxVI/AAAAAAAAAA8/MGrS7HzCTQ8/s72-c/kis003.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6080510676544065574.post-2180287976589300920</id><published>2008-07-08T13:05:00.000-07:00</published><updated>2008-07-08T13:34:53.226-07:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_FXk4rJUNUcI/SHPPBNfv0rI/AAAAAAAAAAo/9erZIm7fdFs/s1600-h/ayr.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5220744012762174130" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_FXk4rJUNUcI/SHPPBNfv0rI/AAAAAAAAAAo/9erZIm7fdFs/s400/ayr.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_FXk4rJUNUcI/SHPKZZEiKcI/AAAAAAAAAAY/JZemv69-Gg4/s1600-h/P6242598b.png"&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;G&lt;/span&gt;rinin ortasında yaşadığım bir hayatta az çok beyazlarla parlamaya çalışıyordum. Git gide kararıyordu renkler, ben de renklerle birlikte siyaha dönüyordum. Son hatırladığım gözlerimin etrafında siyah lekeler olduğu.. Kendime geldiğimde beyazdı hayat. Rahatsız edecek kadar parlıyordu her şey. Bir tutam gölge aradım etrafımda sonunda küçük bir siyaha sığındım. Ne olduğunu anlamaya çalışıyordum, her şey griydi aslında, soluktu gerçek, şimdi ise beyaz? İçim daraldı bu aydınlıkta, kararmaya hakkım vardı.. (Yine de içten içe griden öteye geçmek istemiyordum sanki.) Küçük siyahlar uçuşuyordu pervanenin altında. Hava yoktu sanki. Bu pervane dışında hiçbir şey yoktu aslında. Ne görülebilen ne de hissedilebilen, maddesel bir dünyanın tutarsız soyut varlıkları.. Emin olmasan da oradadır hepsi. Olmadığına inandığın her şey bir arada ve oradadır aslında. Daha da kötüsü varlığına inanmadığın şeyler, sensindir. En somut varlığın, en inanılmaz soyut varlıkları taşımaktadır. Cıva soluyordum işte tam bu anda. Grileri fazlaca yutmuştum uyuyakalmadan önceki hayatta. Beyaz, midemi bulandırmıştı. Isınmak için biraz siyah arıyordum hala. Takatimin kalmadığı bir anda, titreyen kollarımdan yükseldi bana ait olmayan ama bana aitmiş gibi güvendiğim, en aşağıdakini en yukarıya kaldırabilecek kadar merhametli ve dayanıklı ve rengini seçemediğim –kesinlikle beyaz değildi, kesinlik siyah değildi ve griden çok uzaktı- güç.. Ağzımda tuttuğum bir parça griyi tükürürken hissettim, siyah-beyaz, yüksek kontrasttı rengim. Bir adım aşağısı tamamen griydi. Her neise sonunda beyazdan yükseldim, grinin içinden geçtim ve siyahı gördüm. Yüksekten korktum gözlerimi kıstım. Kirpiklerimin arasında renkler geziyordu. Ayaklarım yere bastı, yer beyaz değildi. Etrafıma baktım, çevrem gri değildi. Kendimi yumuşak bir pembenin ortasına bıraktım. Başımı mat bir sarıya yasladım. Ellerime baktım, hala biraz siyahtı.. Kırmızı kırmızı güldüm. Yarına mavi uyanacaktım.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6080510676544065574-2180287976589300920?l=darbluka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/2180287976589300920'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/2180287976589300920'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://darbluka.blogspot.com/2008/07/grinin-ortasnda-yaadm-bir-hayatta-az-ok.html' title=''/><author><name>darblukatör</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17401365051684459050</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_FXk4rJUNUcI/SHPPBNfv0rI/AAAAAAAAAAo/9erZIm7fdFs/s72-c/ayr.bmp' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6080510676544065574.post-8463299541745337150</id><published>2008-07-08T12:31:00.000-07:00</published><updated>2008-07-08T12:37:01.913-07:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:180%;color:#cccccc;"&gt;H&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="color:#cccccc;"&gt;ızlı &lt;/span&gt;&lt;span style="color:#cccccc;"&gt;adımlarla geçti caddeyi. Tek tük arabalar geçiyordu sisli yolu farlarıyla delerek. Arabaları çok umursamadan kaldırıma attı adımını -aslında kaldırım değildi artık, caddeyle hemen hemen aynı hizaya gelmiş bir çıkıntıydı adım attığı- hızlı ve kısa bacaklarına göre uzun adımlarla yürümeye devam etti. Ağzından çıkan buhar, gece lambalarının çirkin ışığını yansıtıyordu ve az sonra gireceği yolda bu kadar ışık bile yoktu. İçinde yenmeye çalıştığı korkusuyla nefesi kesik kesik gidip geliyordu. Aslında duygusuna o kadar odaklanmıştı ki soluduğu is kokulu havanın ciğerlerine gidip gitmediğinden bile emin olamıyordu. “Hala yaşadığıma göre nefes alıyorum”… Başının üstünden dizlerine kadar uzanan gri bir örtüden yapma ceketi tüm yırtık ve söküklerine rağmen ağır gelmeye başlamıştı. Gri gözlerindeki ifadesizlik yüzündeki gerginlikle çelişiyordu. Aniden durdu. Sol yanından geçen bir arabadan yükselen müziğin arasında bir adamın muhtemelen salyalarını akıta akıta attığı laf ve adamın hırıltılı çirkin sesi gittikçe uzaklaştı, arabayla birlikte sisin içinde kayboldu. Şu anda durduğu alanda tek başına olduğuna emindi. “önüm arkam sobe…” Kollarından geçen soğuk kanın sebebi sol tarafından gelen donuk hava değildi. Sağ tarafından gelen nemli ve daha sıcak havaydı ürpermesinin nedeni. Önünde uzanan uzun bir yol ve arkasında bıraktığı cızırtılı onca sokak lambası şimdiye kadarki yolunda kendini güvende hissetmesini sağlamıştı. Ama şimdi önünde durduğu, sağ kolunu ıslak ağzıyla tutup çekmeye çalışan sokak, medeniyetin bu gürültüsünden habersizdi. Parmakları havadan daha soğuktu, gri ceketine sarıldı, iki adımla sağına döndü. Şimdi yüz yüzeydi karanlıkla. Gözlerinin içine bakamadı sokağın. Kendi gözlerini kapattı, itaatkar bir halde korkudan başını eğen sokak köpeği gibi çenesini aşağı çekti. Yavaş adımlarla o dar ama yutulmasına yetecek kadar dev ağızdan içeri girdi. Gözleri hala karanlıktı. Kendisi de karanlıkta dağıldı.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6080510676544065574-8463299541745337150?l=darbluka.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/8463299541745337150'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6080510676544065574/posts/default/8463299541745337150'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://darbluka.blogspot.com/2008/07/h-zl-admlarla-geti-caddeyi.html' title=''/><author><name>darblukatör</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17401365051684459050</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry></feed>
